Kolesterol Nedir?

Kolesterol, hayvanların vücut dokularındaki hücre zarlarında bulunan ve kan plazmasında taşınan bir sterol, yani bir steroid ve alkol birleşimidir. Bitkilerde de düşük miktarlarda bulunur. Kimyasal formülü C27H46O ‘dur. Molekül ağırlığı 386.65 g/moldür. Erime noktası 146 °C’dir.

Kolesterol pek çok biyokimyasal reaksiyonda yer almasına rağmen özellikle lipoproteinlerin kolesterolü taşıma biçimleri ve kandaki kolesterol düzeyleriyle kalp hastalıkları arasındaki bağlantıdan dolayı bilinir. Vücut, kolesterolü kullanarak hormonlar (kortizol, üreme hormonları), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.

Vücuttaki kolesterolün ufak bir kısmı gıda kaynaklıdır, çoğu vücut tarafından sentezlenir. Vücudun her hücresinde bulunmakla beraber, onun sentezlendiği veya hücre zarlarının daha çok olduğu organ ve dokularda, örneğin karaciğer, omurilik ve beyinde, ayrıca ateromlarda, kolesterolun yoğunluğu daha yüksektir.
Yüksek kan kolesterolünün zararlarından bahsedilirken söz konusu olan “kötü kolesterol”, yani düşük yoğunluklu lipoprotein (İngilizce low density lipoproteins LDL) tarafından taşınan kolesterol düzeyidir. Yüksek yoğunluklu lipoprotein (İngilizce high density lipoproteins HDL) tarafından taşınan kolesterol “iyi kolesterol” olarak adlandırılır.

İyi Kolesterol – HDL
HDL-K, LDL-K’ün tam tersi etkiye sahiptir. HDL-K kanda dolaşan kolesterolü toplayıp, vücuttan atılmasını sağlamak üzere karaciğere getirmektedir. Böylece kan damarlarının kolesterolün zararlı etkilerine maruz kalmasını azaltmaktadır. Bu yüzden HDL-K iyi kolesterol olarak adlandırılır.
Yapılan araştırmalar HDL-K seviyesi yüksek olan kişilerde kalp hastalığının daha az olduğunu göstermiştir. Türk Kardiyoloji Derneğinin yapmış olduğu araştırmalarda Türk toplumunda HDL-K değerinin düşük olduğu gözlenmiştir. Sigara içme ve aşırı kilo iyi kolesterolü düşürür, düzenli egzersiz yükseltir.
HDL-K düşüklüğü için erkek ve kadınlarda farklı değerler vardır. Kadınlarda 50 mg/dl, erkeklerde 40 mg/dl’nin altında olması durumunda HDL-K düzeyinin düşük olmasından bahsedilmektedir.

Kötü Kolesterol – LDL
LDL-K karaciğerde üretilen ve kolesterolü kan yoluyla taşıyan moleküler proteinlerdir. Kana verildikten sonra LDL-K kan damarlarının duvarlarında birikmektedir. Damarlardaki bu birikintiler “aterosklerotik plak” olarak adlandırılmakta ve bunların büyümesi halinde damar boşluğu daralmaktadır.
LDL’yi ”kötü kolesterol” olarak adlandırmamıza rağmen, bazı yararlı fonksiyonları da mevcuttur. Aminoasitleri ve antioksidanları diğer hücrelere ulaştıran LDL, vücutta fazla miktarda bulunduğunda önemli sağlık sorunlarını da beraberinde getirmekte ve negatif etkileri pozitif yönlerinden ağır basmaktadır.
LDL kolesterolü yüksek seviyede olanlar damar sertliği ve kalp büyümesine ya da kalbe yeterli kanın ulaşmasına engel olan damar tıkanıklığı tehlikeleriyle karşı karşıyadırlar. Tıkanıkların cerrahi müdahale ile açılması gereken bu durum, kalp krizinin önemli nedenlerinden biridir.
Yüksek kolesterol sonucu vücuttaki diğer ana damarlar da tıkanabilir ve bu durum PDH (periferik damar hastalıkları) olarak bilenen rahatsızlığa dek varabilir. Bu durum kateterizasyon yöntemiyle damarları temizlemek ve kalbe gelen ya da giden kan akışını onarmak ile düzeltilir.

 

İlgili Yazılar

Kolesterol Nedir?
Yüksek Kolesterolün Vücuda Zararları
Kolesterol Tedavisi
Kolesterol ve Beslenme

About Nurdan Tanrıver

Pazarlama alanına ilgi duyan bir Gıda Mühendisi adayıyım. Hakkımda ayrıntılı bilgi için Ben Kimim bölümüne bakabilirsiniz.

No comments yet.

Bir Cevap Yazın