Tatlı Bir Mucize: Bal

Yeni sunumum: Tatlı Bir Mucize: Bal

Tam Buğday Ekmeği ve Sağlığa Yararları

Tam buğday ekmeği buğday tanesinin tüm kısımlarının kullanılmasıyla elde edilen ekmektir. Buğdayın tamamı kullanılarak vitamin, mineral ve bitki kimyasalları gibi faydalı maddeler ekmeğin içeriğine dahil edilir.

Buğday; endosperm, kepek ve öz (ruşeym) kısmından oluşur. Unun kaynağı olan endosperm tanenin %83’ünü oluşturur. Kepek kısmı buğdayın % 14,5’ini oluşturur. Beyaz un elde etmek için, kepek öğütme sırasında uzaklaştırılır ve ayrılan kepek genelde yem olarak kullanılır. Kalan % 2,5’lik kısım özdür. Yüksek yağ içeriğine sahip olan öz öğütme sırasında undan ayrılır.

Continue Reading →

Kolesterol ve Beslenme

Yüksek kolesterol tedavisinin olmazsa olmaz koşuludur. Vücut, gereksinimi olan kolesterolü, kendisi üretebilir, bu nedenle, diyetle kolesterol almaya gerek yoktur. Beslenme konusunda tedavi planı, beslenme uzmanı ile birlikte yapılmalıdır.

• Doymuş yağlardan ve kolesterolden fakir diyet seçilmelidir. Sıvı yağlarda doymamış yağ daha fazladır, bu nedenle, sıvı yağlar tercih edilmelidir.

• Genel olarak sebze, meyve ve hububat tercih edilmelidir.

• Kızartmalardan uzak durulmalıdır.

• Kırmızı et yerine beyaz et tercih edilmelidir.
Continue Reading →

Kolesterol Tedavisi

Yüksek kolesterolün kontrol altına alınması ile yaşam süresinin uzadığı, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin azaldığı ve kalıcı sakatlıkların önlendiği kesin olarak gösterilmiştir. Kolesterol yüksekliğine ilaveten şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin tedavisi de planlanmalıdır.
Tedavi 2 aşamada gerçekleştirilir:
1. İlaç dışı tedavi
2. İlaç tedavisi
Her hasta için tedavi farklılıklar taşır. İlaç dışı tedaviler kesinlikle ihmal edilmemelidir. İlaç tedavisi, kesinlikle doktor denetiminde olmalıdır.
Continue Reading →

Yüksek Kolesterolün Vücuda Zararları

Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol, yıllar içinde damarların duvarında birikir. Bu birikim sonucu damarlarda daralma ve tıkanma meydana gelir. Kolesterol hangi damarda birikmişse o damarla ilişkili sorunlar ve hastalıklar ortaya çıkar.

• Kalbi besleyen damarlarda (koroner arter) kolesterol birikimi, göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi sorunlara neden olur. Bunların sonucu, hasta koroner by-pass ameliyatı (cerrahi olarak darlığın ortadan kaldırılması) veya anjiyoplasti (balonla daralmış koroner arterin genişletilmesi) işlemine ihtiyaç duyabilir.
• Beyni besleyen boyun damarlarında kolesterol birikimi, felçlere, konuşma bozukluklarına, dengesiz yürümeye, bilinç kaybına yol açar.
Continue Reading →

Kolesterol Nedir?

Kolesterol, hayvanların vücut dokularındaki hücre zarlarında bulunan ve kan plazmasında taşınan bir sterol, yani bir steroid ve alkol birleşimidir. Bitkilerde de düşük miktarlarda bulunur. Kimyasal formülü C27H46O ‘dur. Molekül ağırlığı 386.65 g/moldür. Erime noktası 146 °C’dir.

Kolesterol pek çok biyokimyasal reaksiyonda yer almasına rağmen özellikle lipoproteinlerin kolesterolü taşıma biçimleri ve kandaki kolesterol düzeyleriyle kalp hastalıkları arasındaki bağlantıdan dolayı bilinir. Vücut, kolesterolü kullanarak hormonlar (kortizol, üreme hormonları), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.
Continue Reading →

Probiyotik – Prebiyotik

Probiyotik Nedir

Probiyotikler, insan bağırsağına implante olan, kolonizasyon göstererek bağırsak mikroflorasını değiştiren ve kişinin sağlığı için yararlı etki gösteren bakteri türleridir. Probiyotik ürünler ise, canlı ve yararlı mikroorganizmalar içeren fonksiyonel gıdalardır.
Probiyotik olarak kullanılan mikroorganizmalara örnek olarak Lactobacillus bulgaricus, L. casei, L. rhamnosus, Bifidobacterium bifidus, B. longum, B. infantis, Bacillus subtilis, Streptococcus thermophilus verilebilir.

Doğal probiyotiklere örnek olarak kefir, kımız gibi fermente süt ürünleri sayılabilir. Gelişen teknoloji ve bilimsel araştırmalar sonucu dışarıdan probiyotik mayaların eklenmesi ile probiyotik ürünler çeşit kazanmıştır. Bebek mamaları, bazı meyve suları, süt ürünleri, yoğurt ürünleri, bazı katkılı yağlar da probiyotik gıdalar olarak tüketilmektedir.
Continue Reading →

Gıda Endüstrisi’nde Akıllı Ambalaj Sistemleri

Akıllı ambalaj, gıdanın paketlenmesinden tüketiciye ulaşana kadar olan tüm aşamalarda ürünü izleyerek, ürün kalitesi ve güvenilirliği hakkında tüketiciye bilgi veren bir sistemdir. Akıllı ambalajlama sistemlerinde gıda maddesini saran ambalajın içinde veya dışında, bazı sıvı gıdaların içinde veya ambalajlama materyalinin bileşimine eklenmiş çeşitli indikatörler kullanılmaktadır. Kaliteden sapma durumunda indikatörlerin renk değiştirmesi ile tüketicinin ürün hakkında bilgi sahibi olması sağlanmaktadır. Ayrıca, bazı gıdalarda barkod üzerine yerleştirilen indikatörlerin, gıda tüketilemeyecek duruma geldiğinde tamamen siyah renge geçmesi ile ürün satışının önlendiği sistemler kullanılmaktadır.  Bu indikatörler sayesinde hem tüketicinin satın aldığı ürünün sağlıklı ve güvenilir olduğuna emin olması sağlanmakta hem de gıdaların depolanması ve taşınması sırasındaki kayıplar önemli ölçüde azaltılmaktadır.
Continue Reading →

Yapay Tatlandırıcılar – Siklamat (E952)

Kapalı formülü C6H13NO3S. Beyaz, kokusuz, kristal formdadır. Ağızda acı ve metalik bir tat bırakır. Isıya dayanıklıdır. 2–10 gibi geniş bir pH aralığında stabilitesi yüksektir, böylece gıda işlemedeki koşullardan etkilenmez.

Sodyum siklamat (C6H12NNaO3S) tatlandırıcı olarak kullanılan en yaygın siklamattır. Siklamat seyreltik sükroz çözeltisine göre 30–50 kat daha az tatlı iken, sodyum siklamat 0,1 mol/L sükroz çözeltisine göre 35 kat daha tatlı olduğu belirlenmiştir. Etkisini en çok greyfurt suyunda gösterir. Greyfurtta yadırganan acı tadı maskeleyebilir. İçeceklerde, jölelerde, şekerlemelerde, sakızlarda, kahvaltılık tahıllarda kullanılmaktadır.
Continue Reading →

Yapay Tatlandırıcılar – Sukraloz (E955)

Kapalı formülü C12H19O8Cl3. Sukrozdan yapılan ve enerji vermeyen tek tatlandırıcıdır. Sukroz çözeltisinden 500–600 kat daha tatlıdır. Aspartam gibi tatlılık algısının gecikmiş fakat kalıcı olduğu belirlenmiştir. Geniş pH aralığında ve yüksek sıcaklıklarda stabil olduğu için pastörizasyon, aseptik dolum ve diğer yüksek sıcaklık gerektiren proseslerde bozulmaz. Kan şekeri ve insülin düzeyi üzerine etkisinin az olması nedeniyle diyabetik gıdalarda da kullanılabilmektedir. Sudaki çözünürlüğünün de fazla olması ile özellikle alkolsüz içeceklerde kullanılmaktadır.

ADI değeri 5-15 mg/kg/vücut ağırlığıdır. 20 yılı aşkın süre boyunca sukraloz üzerinde yapılan 110’dan fazla çalışma, sukralozun karsinojenik ve nörolojik risk oluşturmadığını ortaya koymuştur.
Continue Reading →